Ürün Arama
Haber / Duyurular
Bilgiler
Sanquin Kan Ürünlerinde 7 Güvenlik Aşaması
Plazma mamüller birkaç yüz ile birkaç bin kan donasyonundan elde edilen plazma pool dan üretilir. Bu toplanmanin (pooling) bir dezavantaji; tek bir enfekte donasyon tüm pool?u kontamine etmek için yeterlidir. Sanquin üretimden klinik kullanima kadar ki tüm proses boyunca optimal güvenli bir mamülü garanti etmek için siki önlemleri yerine getirmektedir. Bu proses donörle baslar ve kan toplanmasi, kan ürünleri üretimi, tedarik, uygulama ve klinik kullanimda mamülün izlenmesi seklinde devam eder. Sanguin?in virüs ve diger patojen bulasmasini önlemek için ve bu sekilde optimal güvenli plazma mamüllerinin üretimi için prosesi yedi adimdan olusur. Bu adimlardan hiçbiri tek basina yeterli olamaz Fakat bu yedi kombinasyon maksimum güvenlik saglar. Uygun sekilde , her adimin yerine getirilmesi ve her adimda maksimum önlemlerin alinmasi gerekmektedir. Kan toplama ve plazma mamül üretimi ; ilaçlarin ayni kivamda üretilmesini ve kalite sartlari esasini garanti eden bir kalite sistemi olusturan , GMP kurallarina uygun yapilir. Mamülün hem üretimi sirasinda, hemde sonrasinda, mamülün biyolojik faaliyetini, safligini, sterilitesini ve özel karakteristiklerini izleyerek her plazma mamülün kalitesi garanti edilir.
Sanquin 7 GÜVENLİK AŞAMASI
1.Donör toplama ve kan seçimi.
2.Donör muayene ve kan toplama.
3.Kan donasyonların izlenmesi .
4.Stok yönetimi.
5.Plazma pool tarama.
6.Virüs azaltılması(eksiltilmesi).
7.Farmakovijilans.
Bu adımların her biri aşağıda tanımlanmıştır.
1. DONÖR TOPLAMA VE SEÇİMİ
Kan ürünlerinin gelişimi, ham maddeyi sağlayan donör ile başlar. Üretim prosesi için hammaddenin optimal güvenliği gereklidir. Kan ve Kanın yapısı bölümünde , dikkat odağımız ve uygun donör elde etmek ve seçim için tarama testleri tanımlanmaktadır.
2. DONÖR MAUAYENE VE KAN TOPLAMA
Kan ve Kanın yapısı bölümünde donör muayene ve kan toplama prosesi tanımlanmıştır.
3. DONÖR DONASYONLARININ İZLENMESİ
Her donasyon, AIDS, hepatit B, hepatit C, sifilis ve nadir bir lösemi formu dahil kanla geçebilen birçok önemli enfektör hastalığa neden olan mikro organizmalarla kontaminasyon açısından test (izlenir) edilir. Kan ve Kanın yapısı bölümünde kan yoluyla geçen hastalıkları tanımlamak için testler açıklanmıştır.
Kontamine donasyonlar yok edilir. Eğer bir donasyonun kontamine olduğu açıklanırsa , bir “geri-bakış” prosedürü başlatılır, bu da donörlerden olan tam donasyonların, kontamine donasyondan önceki altı ay için tekrar yapıldığı anlamındadır. Eğer + bir sonuç varsa sorunlu donasyonu içeren tüm plazma mamüller rededilir.
Viral enfeksiyonlar için laboratuar testlerinde pencere süresini göz önüne almalıyız. Bu enfeksiyon anı ile virüs veya bakterinin kanda ilk tespit edilebildiği an (arayıcı antikorlar ,antijenler DNA veya RNA tarafından) arasındaki süredir. Pencere süresi boyunca tarama testleri bunu belirtmese de donörün kanı enfektör olabilir. Bu da, tarama testlerinin (-) sonucunun esasında o zaman doğru olmadığı anlamındadır.
Kan yoluyla bulaşan hastalıkların taraması, genelneksel olarak serolojik testler (bunda virüs antijenlerine veya bakteriye yönelen virüs veya antikorların bir antijeni aranır) tarafından yapılır. Bugünlerde, virüslerin kendilerinin de tespit edilebileceği testler vardır.
Ortalama pencere süresi, HIV için 22 gün (6-38 gün arası) HBV için 59 gün (37-87 gün arası) ve HCV için 82 gündür (54-194 gün arası). Virüsün kendisi için tarayan (ona karşı olan antikorları değil), nükleik-asit-amplifikasyon testi(nat) tanıtımı nedeniyle,HIV ve HCV için pencere süreleri oldukça kısalmıştır. Virüs enfeksiyonları NAT tarafından enfeksiyondan sonra kısa süre içinde tesbit edilir. (bkz. kan ve kanın yapısı).NAT ayrıca, HAV, HVB ve parvo virüs B19 dahil olmak üzere, diğer virüsler için de yapılabilir.
4. STOK YÖNETİMİ
Kan bankaları kan hücreleri ve plazma içindeki bağışlanmış kanı 24 saat içinde böler. Plazma mamüllerinin üretimi için planlanan plazma tutulur. Sanguin, pencere süresi boyunca bağışlanmış kan tarafından plazma mamullerin kontaminasyon riskinin minimize etmek amacıyla bir stok yönetim politikasina sahiptir. Gêniş bir plazma ünite stoku özel depolarda tutulur. Bu açıdan kan donasyon sıklığını göz önüne alıyoruz ve bir donasyonu bir ilaca geliştirmek için gerekli zamanı alıyoruz. Öncü süre bu yolla, donör tekrardan kan vermeden ve enfektoz hastalıklar için yeniden taranmadan önce plazma mamülleri genellikle çıkarılmamaktadır. ( Serbest bırakılmamaktadır)
5. PLAZMA POOL TARAMA
Tek tek plazma donasyonları (plazma üniteleri) uygun süre için depolandıktan (tutulduktan) sonra, bunları tekrardan viral kontaminasyon için test edilen, plazma pool’a konbine ederiz. Bu test, tek donasyonların taraması tarafından tanımlanmamış, herhangi kontamine donasyonun varlığını ortaya çıkartır. Soru işaretli veya pozitif sonuçlu plazma poollar yok edilir.
Rutin olarak, HIV-1, HIV2 ve HCV’ye antikorlar ve hepatit B yüzey antijeni varlığı için test ederiz. Plazma poolda HCV kontaminasyon varlığı iki günde test edilir. Virüse karşı antikor varlığı testine ek olarak, visüsün kendisinin varlığıda NAT kullanarak 1996’dan beri test edilmiştir.
6. VİRÜSÜN AZALTILMASI (EKSİLTİLMESİ)
Plazmadan üretilen ilaçların virüs içermediğini garantilemek için; virüsleri ayıracak, öldürecek ve/ veya nötralize edecek şekilde özellikle geliştirilmiş teknikleri kapsayan adım adım bir proses yürütüyoruz. Virüs ayırma ve virüs inaktivasyon terimleri bu prosesleri tanımlar. Ek olarak, üretim prosesi içinde bir takım ayrıştırma ve prufikasyon adımları da, zaten viral azaltmaya yardımcı olmaktadır. Örneğin, Cohn fraksiyonasyonu birtakım viral ayırma adımlarını kapsar; Virüsler ayrıca da presipitasyon, sütun kromatokrafi, monoklonal prifikasyon ve filtrasyon tarafından ayrılırlar.
Virüsler, bazen yağ bileşenleri ( lipitler), şekerler ve proteinler (glikoproteinler) den oluşan bir zarla kaplı olan bir protein tabakanın kapladığı genetik materyal (DNA veya RNA) içerirler. Bu zara zarf adı verilir.
Virüsleri inaktive etmek için çeşitli teknikler vardır. Örneğin kimyasal işlem (bunun bir örneği: solvent – detergent (SD) veya pepsin enzimi varolan asit ortamda (Ph4) işlem. Ek olarak, pastörizasyon gibi (sıvı mamülü 60 C ısıtmak) fiziksel bir işlemde, virüsleri inaktive eder. HIV, HBV ve HCV dahil olmak üzere lipit zarlı klinik ilgili virüsler için en iyi – belgelenmiş viral inaktivasyon, SD tedavisidir. 1985’den beri tüm dünyada bir çok kan ürününü üretiminde kullanılmaktadır.
SD metodu, bir deterjanla (bir tür sabun) kombinasyon içindeki bir organik çözücünün (solvent ) etkisi üzerine kurulmuştur. Bu fizikokimyasal tedavi çözücü yardımıyla, virüs partikülün koruyucu lipit zarfını çıkartmak için kullanılır. Deterjan, lipitleri solisyonda tutmaya yarar. Solvent, bundan sonra çıkartılır ( ayrılır). Bu kimyasallar virüsün yapısını bozmak için kullanılır. Böylece daha fazla hücrelerin enfekte edemez.
Lipit zarflı virüslere ek olarak, HAV ve parvovirüs BIG gibi sadece protein kaplaması olan virüslerde vardır. (Tablo 4) Bu virüsler filtrasyon yoluyla ayrılırılar. Virüsler, delikleri sadece 15 nanometre (15x10 –9 metre) delikli bir süzgeç kullanılarak yakalanırlar. Bilinen virüslerin büyüklüğü 20 ile 200 nanometre arasında değişir.
Plazma proteinlerin karakteristikleri ve hassasiyetin değişkenlik gösterdiği için farklı teknikler kullanılarak farklı plazma mamülleri proseslenir (işlemlenir) Viral inaktivasyon ve viral ayırma teknikleri de, mevcut olabilecek ancak henüz bilinmeyen virüslerin yok edilmesi için çok önemlidir.
Viral eksiltmenin anahtar kelimesi “log” konseptidir. (Logoritma için kısaltma) bu bir metodun virüs ayırma ve öldürmeye katkı derecesini belirtir. Örneğin “1 log azaltılması” onluk bir faktör tarafından azaltılma; “2 log azaltılması” tüm virüslerin partiküllerinin %99’nun ayrıldığını veya öldürüldüğünü belirtirken, “3 log azaltılması” %99.9 ve “7 log azaltılması” %99.99999 anlamındadır. (Yani sadece, 10 milyon virüsten bir tanesinin hayatta kaldığı anlamına gelir) Ortalama bir azaltma safhası, virüs sayısını “ 4 log – 7 log” arası herhangi bir yere düşürür.
7. FARMAKOVİJİLANS
Son safha: plazma mamülünün klinik kullanımı boyunca yapılandırmış bir yaklaşıma uygun olarak izlemektir. Temelde ilaç mamülün yan etkilerini denetlemekten oluşan bu işlemi farmakovijilans adı verilir. Aldığımız bilgiler üzerine, rapor edilmiş yan etkilerin gelecekte önlenmesi için önlemler alırız. Kan ürünlerinin yan etki şüpheleri ile ilgili olarak, Sanguin’e günde 24 saat, haftada 7 gün ulaşabilir ve firma bunun üzerine uygun cevap önlemlerini başlatır.
İki tip farmakovijilans vardır:
*Aktif farmakovijilans: yan etkilerini proaktif ölçümü ve mamülü alan hastaların izlenmesini kapsar.
*Pasif farmakovijilans; yan etkilerin sağlık hizmeti profesyonelleri tarafından içe dönük raporlanmasını kapsar. Bunlar sistematik olarak kaydedilir ve gerekli ise tümüyle araştırılır.
1995 – 2000 yılları arasında Sanguin plazmadan üretilen pıhtılaşma faktörü VIII Aafact için aktif farmakovijilans uygulanmıştır. Bu beş yıllık süre içinde, büyük sayıda hemofili A hastası, düzenli aralıklarla HIV, HBV ve HCV dahil, kan yoluyla bulaşabilecek (viral transmission) birtakım önceden tespit edilmiş virüslerin, muhtemel varlığı için kontrol edilmişlerdir. Çalışmanın başlangıcında her hastanın viral durumu tespit edilmiştir. Ek olarak faktör VIII. ‘e karşı antikorların üretimini de izledik. Bunlara inhibitür denir ve bunlar uygulanmış faktör VIII.’in etkisini nötralize ederler. Sürenin tamamı boyunca hiçbir viral transmisyon ve inhibitör üretimi vakası bulunmamıştır.